Bu yazımda sizinle hiç teknik terimler paylaşmadan benim için grideki yalın düşünceden bahsedeceğim. Gri derken neyi kastediyorum? Edward de Bono’nın Yanal Düşünme kitabında beyinden bahsederken gri rengini kullanıyordu. Yani gri derken aslında ben de beyni kastediyorum. Beynimizdeki yalın düşünce nasıl gelişir? Gride yalın düşünce oturduğunda her şeye bu gözle bakmaya başlarız.
Her şey derken gerçekten her şey! İş, okul, ev … Yalınlık ile oluşturulmuş bir ortamda bulunduğunuzda aslında fazla düşünmenize de gerek yoktur. Ne yapacağınız nasıl yapacağınız zaten çok belirgindir. Ama altını çizmek istiyorum yalın demek az demek değildir. Yalın demek israf yok demektir. Yani etrafta bir şey varsa sizin onunla temas etme potansiyeliniz çok yüksektir. Ne kadar da soyut soyut konuştuk. Hadi gelin biraz somutlaştıralım!
İşteki yalın düşünce
Çoğumuzun işyerinde bir masası vardır. Masanın üzerinde bilgisayar, kalemlik, masa lambası, not defteri, daha önceden alınan dokümanlar, su şişesi, parfüm, krem, post-it, atıştırmalık kavanozları, daha önceden kullanılmış yiyecek kapları gibi kullandığınız her şey olsa, nasıl olurdu? Benim aklıma gelen bir kaç senaryoyu paylaşayım. Muhtemelen elinizin altında olması gereken bir araç, dokümanların altında bir yerde olacak ve eski kahve fincanınız da masanın üzerindedir. Dokümanları karıştırırken kahve fincanına eliniz çarpacak ve şanslıysanız elektronik bir cihaz dışında bir yere dökülecektir. Sinir katsayınız yükselecek ve verimsiz bir gün geçireceksiniz. Belki de o gün çok sinirlenmeyeceğiniz bir şeye sinirlenip birinin kalbini bile kıracaksınız. Ya da en iyi senaryoda bunların hiç biri olmayacak. En iyi senaryoda, çalışırken ilk bunaldığınız anda eliniz atıştırmalıklara gidecek ve bu her gün tekrarladığında kilo alacaksınız.onu arayacaksınız.

Yalın düşünceyle kullandığınız bir masa olsaydı, dokümanların tanımlı bir alanı olurdu ve hatta eski dokümanlar muhtemelen çekmecede arşivlenmiş olurdu. Eğer sağlığınızla ilgili bir sorununuz yoksa ve size hatırlatsın diye masanızda bir atıştırmalığa ihtiyacınız yoksa o kavanozlar da masada olmayacaktır. Ama unutmayın neyin ne kadar gerekli olduğuna en iyi siz karar verirsiniz.