İnsan Odaklı Yaklaşımın Işığında Büyük Hedeflere Doğru

insan odaklı

Yeni bir yıl geliyor ve hepimizin bir umudu bir beklentisi oluyordur. Kimimiz için yeni başlangıçlar, kimimiz için de yeni hedeflerin alındığı bir dönem oluyor. Bu sefer, birçoğumuz belki de iş hayatımızda daha fazla başarı ve büyüme hedefi koyduk. Bu hedeflere ulaşmada bize yardımcı olacak insan odaklı bir kılavuz var: Agile Manifesto’nun ilk ilkesi:

“Süreçler ve araçlardan ziyade, bireyler ve etkileşimler önemlidir.”

Bu değer, hem iş sahipleri hem de çalışanlar için gerçek bir kılavuz. Tabi ki bunu doğru okuyabilirsek…

İşlerimizi daha verimli bir şekilde yönetmek istiyorsak, iletişim ön planda olmalıdır. Bu artık tartışılmaması gereken bir gerçek. Çoğu işin gecikmesinin ya da istenilen gibi yapılamamsının nedeni aradaki yanlış anlaşılmalar ve iletişim eksiklikleridir. İletişimi doğru kurduğumuzda başaramayacağımız hiçbir şey yok. Bunu söylerken aslında en zor kısmın da bu olduğunun bilincindeyim. Bu nedenle, bugün bu konuyu ele almak istedim.

Bireysel iletişimin dışında, ekipler arasındaki iletişim ve etkileşim, yeni fikirlerin doğmasına ve projelerin daha yenilikçi bir şekilde ele alınmasını sağlayacaktır. Boşuna “birlikten güç doğar” dememişler. En iyi çözümler, birlikte çalışırken ortaya çıkacaktır.

Burada ekipten kastım; birbirine güvenen ve inanan şeffaf bir ekip. Kişilere değil olaylara eleştiri yapan bir ekip. Olası olumsuz bir geribildirimde kendi şahsine değil, gerçekleşen işe yapılan bir geribildirim olduğunu fark eden ve buna göre önlem alan kişilerden oluşan bir ekip.

İnsan odaklı bir ekip ne demektir?

Bir ekipte daha fazla motivasyon ve enerji için insana odaklanmak gerekir.İnsanlar, yetkinliklerini ve yeteneklerini kullandıklarında kendilerini daha değerli ve daha mutlu hissedeceklerdir. Bu da çalışan bağlılığını olumlu yönde etkilerken, aynı zamanda ekibin aynı hedefe koşmasını sağlayacaktır.

İş hayatında, büyük başarılar elde etmek için bu değerleri gerçekleştirmek vazgeçemeyeceğimiz değerlerdir. İnsan odaklı bir yaklaşım, şirket kültürüne de yansımalıdır. Bu kültürün benimsenmesi, iş yerinde uyumu sağlayacaktır.

Bu noktada Agile Manifesto’nun ilk ilkesi, sadece bir mumun ufak bir ışıldaması gibi kalmaz, aynı zamanda tüm odaya kendine özgü bir koku yayacaktır. Nasıl bir koku yayacağını belirlemek bizim elimizde. İşte bu nedenle, işlerimizi daha verimli ve etkili bir şekilde yönetmek de bizim elimizdedir.

Bizler, iş yerinde sadece birer çalışan değil, aynı zamanda birer ekip üyesiyiz. Ekip arkadaşlarına güvenmek, sadece bireysel başarıyı değil, aynı zamanda takım başarısını da artırır. Bir iş yerinde mutlu çalışmak demek, daha verimli olma ihtimalini arttırmak demektir.

Şöyle bir şey düşünün: bir iş yapılacak ve siz bunu ekipten birine veriyorsunuz. Birinci seçenekte, yapılan işi tekrar kontrol etmeniz gerektiğini ve yapılan işin %80’ine revize isteyeceğinizi düşünün. İkinci olan diğer seçenekte ise, yapılan işi kontrol etmenize gerek kalmadan gönlünüz rahat şekilde başka bir işle ilgilenebileneceğinizi düşünün. Hangi seçeneği tercih ederdiniz? Tabiki ikinci seçeneği. Peki bu tarz çalışanlarla ne kadar sıklıkla karşılaşabiliyoruz? İş yerinde, mutsuz ve motivasyonsuz çalışan insanlardan ikinci seçenekteki gibi olmalarını beklemek, çoğunlukla hayal kırıklığına neden olacaktır.

Mutsuz ve depresif bir anınızı düşünün. Biri size bir şey anlattığında yüzde kaçına odaklanıp anlayabiliyoruzdur?

İnsan odaklı bir yaklaşım, sadece iş hayatındaki ilişkilerinizi güçlendirmekle kalmaz, aynı zamanda bakış açınızı da değiştirir.

Yeni yılda, iş hayatımızda daha büyük başarılara ve daha anlamlı bir iş yaşamına adım atmamız umuduyla mutlu yıllar dilerim! 🎉”

Posted by
Nazlı

Kimya Mühendisi

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir