“Yalın kültür nedir?” sorusuyla başlamak sanırım daha doğru. Yalın kültürü tek bir cümleyle ifade etmek neredeyse imkansız. Yalın kültür, şirketin ilk süreçlerinden başlayarak son süreçlerine kadar her aşamada şirketin kültürüne yayılmış olmalıdır. Her aşamayı yalın düşünce ile ele almak demektir. Tüm israfları ortadan kaldırmak demektir. Başlangıçta bu kültürle doğmayan şirketlerin de yalın kültüre geçmesi tartışmasız çok sancılı olacaktır. Peki, şirketler neden bu sancılı yola giriyor?
Neden Yalın Kültür?
Yalın kültür, organizasyonunuzun ve takımınızın performansının gelişmesine yardımcı olur. Odaklanılması gerekilen şeylerin açıkça görülmesine yardımcı olur. Değer katmayan işleri elimine ederek zamanı etkili kullanmanızı sağlar.

Yalın kültürde değer katan işler ve insan odağa alınır. Aslında, bizler için çok değerlidir ancak dönüşüm büyük emek ve sabır ister. Bazen süreçler başa döner ve umutsuzluklar oluşmaya başlar. Bu nedenle, en baştan bu yolun kolay olmayacağını kabul etmek gerekir ve sürekli gelişim cesaretini göstermeliyiz.
Diğer bir taraftan da en baştan değişime muhalefet olan bir taraf olacaktır. İnsanları alışkanlıklarından vazgeçirip değişim yolculuğuna dahil etmek her zaman zordur. Başarılı olmak istiyorsak ilk önce muhalefet olan kısmı dinleyip onlara yapıcı bir şekilde yaklaşmalıyız.
Bu kültür için en önemli unsur, insana saygı duymaktır. İnsanlara saygı duymak, insanların organizasyonunuzdaki yeteneklerini anlamak ve bu yeteneklerini en iyi şekilde kullanmalarını sağlamakla ilgilidir. Organizasyonunuza bunu ifade edebildiğiniz takdirde dirençte azalmalar görebilirsiniz.
İnsanlar kendilerine değer verildiğini hissetmek ister. Ama çoğu yalın dönüşümde maalesef insan sayısının azaltılmasına odaklanıldığı düşünülür. Bu noktada odaklanılan şey, insanı değer yaratmayan şeylerden uzaklaştırarak asıl potansiyelini ortaya çıkarmasını sağlamaktır.
Bir sonraki yazımda yalın kültür dönüşümünde yardımcı olabilecek bir akışı sizlerle paylaşacağım.