Scrum’ın 5 Temeli adlı yazımda Scrum çerçevesine ufak bir giriş yapmıştım. Bu yazıyla bu konuyu biraz daha açmak istiyorum.
Scrum’ın temelinde, sonuçları en iyi seviyeye çıkarmak için deneysellik ve yalın düşünce vardır. Deneysellik, gerçeklere ve deneyime dayalı olarak çalışılması gerektiğini söyler. Gerçeklik zeminine oturtulmamış hayali planların yerine gözlemlere ve gerçekliğe oturtulmuş sürekli değişimi içeren bir planı odağına alır.
Scrum Çerçevesi
Deneyselliğin (empiricism) kolonlarını ise şeffaflık, gözlem ve adaptasyon oluşturur.

Kolonlardan biri olan şeffaflık, sürecin herkes için görünür olmasını sağlamak için vardır. Düşük şeffaflığa sahip takımlarda ve organizasyonlarda, yapılan işin değerinin
azaltmasına ve riski durumlara yol açabilir.
Bir takımda ve organizasyonda şeffaflığın olabilmesi için şüphesiz sağlanması gereken ilk unsur güven ortamıdır. Örneğin, bir Scrum takımında olduğunuzu düşünün ve yöneticiniz işler ters gittiğinde sert bir tutum sergiliyor olsun.
Genellikle böyle bir durumda, problemli bir durumu yöneticinizle paylaşmak yerine kendiniz halletmeye çalışırsınız. Bu gibi durumlarda elde edilen başarısızlıklar, ilk başta yaratacağı etkiden daha çok zarar verir.

Bir takımda şeffaflığın sağlanması için her koşulda sonuçların takımca üstlenileceğine ve suçlu değil çözüm aranacağına takımın güvenmesi lazım. Ayrıca deneyselliğin kolonlarından biri olan süreçlerin ve işlerin şeffaf olması, sadece takım için değil, tüm paydaşlar için olmalıdır. Takım içindeki güven takımın şeffaflığını, takımın şeffaflığı ise paydaşların takıma olan güvenini oluşturur.
Deneyselliğin kolonlardan biri olan gözlem ile amaç, sürekli iyileşme için potansiyel sapmaları veya sorunları tespit etmektir. Ürünü, süreçleri, takım davranışları iyileştirmek için gözlem yapılabilir. Scrum etkinlikleri, gözlem yapabilmek için güzel bir ritim oluşturur.

İyileştirme faaliyetlerine dönüştürülmeyen gözlemlerin bir anlamı olmayacağı gibi değişen koşullara adapte olamayan bir takımın da yaptığı çalışmalar zamanla önemini yitirecektir.
Deneyselliğin 3.kolunu olan adaptasyon, şeffaflık ve gözlem ile bütünleştiğinde binanın yani takımın ayakta durmasını sağlar. “Çeviklik nedir?” diye sorulduğunda aklıma ilk gelen ifade “değişime adapte olmak” tır. Çevik yaklaşımlardan biri olan Scrum’ın çerçevesi içinde olan adaptasyonun yerine bakınca çok da yanlış bir ifade olmasa gerek diye düşünüyorum.
Bir önceki yazımda üzerinde durduğum Agile Manifestosu değerlerinden biri, bir planı takip etmekten ziyade, değişime yanıt verebilmenin önemi üzerindeydi. Buradan da anlaşıldığı üzere, herhangi bir süreçte ve zamanda, paydaşlar veya müşteriler gereksinimleri değiştirirse, takım şikayet etmek yerine bunu, ihtiyaçları netleştirmek ve müşteriyle işbirliği yapma fırsatı olarak kullanarak yeni duruma uyum sağlar.
Scrum takımı değişen taleplere uyum sağlamanın yanı sıra gözlem aracılığıyla öğrendiklerine de anında uyum sağlayarak kendini geliştirmelidir.
Deneysellik, şeffaflık, gözlem ve adaptasyon, bir Scrum takımının, ürünü en yüksek değerde elde etmeleri için kullanmaları gereken bir çerçevedir.
Referans:
Scrum.org. (2001). The Three Pillars of Empiricism (Scrum)
Ken Schwaber & Jeff Sutherland, 2020-Scrum-Guide